Belki genetik, belki çevresel belki de fizyolojik sebeplerden dolayı insülin
direncine sahipsin ve bunu kaderin olarak görüp kabul ettin. Onunla yaşamaya
çalıştın ve artık yoruldun. Çözüm yolu ararken de geldin beni buldun. Gel önce
bir sarılalım sonra oturup bu konuyu bir konuşalım 
Öncelikle insülin direnci kaderin değil burada bir anlaşalım. Diyetisyeninle
birlikte beslenmende yapacağın değişiklikler, hayatına katacağın aktiviteler ve
doktorunun uygun gördüğü ilaç tedavisi ile insülin direncini kırmak mümkün.
Ben burada beslenmende ne gibi değişikler yaparak insülin direncine savaş
açabiliriz ondan bahsedeceğim;
 OBEZİTE: İnsülin direncinin en büyük dostu karın bölgesindeki
yağlanma! İlk yapman gereken fazlalık kilolarından kurtulmak olmalı.
 GLİSEMİK İNDEKS VE GLİSEMİK YÜK: Bu iki terim beslenmenin
olmazsa olmazı. Glisemik indeks besinlerin kan şekeri seviyesine
etkilerini gösteren bir ölçümdür. Glisemik yük ise kan şekerini etkileyen
karbonhidratların kalitesi ve kantitesini hesaplar.
Burada bahsettiğimiz insülin direnciyle hayatından karbonhidratları
çıkartarak değil sağlıklı karbonhidratları kullanarak savaşmak. Glisemik
yükü yüksek olan beyaz ekmek, pirinç, makarna, fırın patates gibi
besinleri hayatından çıkarıp tam tahıllı, tam buğdaylı veya kepekli ekmek,
kepekli makarna ve kepekli pirinç kullanmak, sebzeleri sofrandan eksik
etmemek, meyvelerin suyunu değil kabuklarıyla kendisini yemek gibi.

 SAĞLIKLI KARBONHİDRAT: Kompleks karbonhidrat içeriği yüksek
yani glisemik indeksi düşük besinleri bu kategoriye alıyor ve sana yulaf,
karabuğday, amaranth, kinoa ve tabiî ki kurubaklagilleri öneriyorum.
 DENGE VE ÇEŞİT: Tabaklarının besin grupları yönünden dengeli ve
çeşitli olması önemli. Örnek bir tabak senin için geliyor; 4 yemek kaşığı
etli sebze yemeği, 3 yemek kaşığı bulgur pilavı ve yanında 1 kase yoğurt.
Tabağında her besin grubundan (süt ve ürünleri, et ve ürünleri, sebze ve
meyveler, tahıl ve türevleri) bir yiyeceğin olmasına özen göster.
 ANA ÖĞÜN: Kahvaltı, insülin direnci olan bireyler için en önemli ana
öğündür. Burada kahvaltının çok geç saatlere sarkmamasına dikkat
etmende fayda var. Akşam ana öğünün ise yatmadan 5-6 saat önce olsun
ki sonrasında 2-3 saat sonra ara öğününü yapmak ve gece kan şekerini
kontrol altına almak kolay olsun.
 ARA ÖĞÜN: İnsülin direnci olan bir bireyin ara öğün yapmama gibi bir
şansı olamaz. Ana öğünlerin arasına mutlaka kan şekerini düzene sokacak
ara öğünler konulmalı ve gün boyu kan şekerinde denge sağlanmalıdır.
İşte sana kan şekeri dengeni koruyacak minik bir ara öğün; 4 yemek
kaşığı yoğurt üzerine 100g nar ve 1 tatlı kaşığı tarçın. Afiyet olsun 
 OMEGA3: İnsülin direncine savaş açan yağ asidi omega3! Yoğurduna
ekleyeceğin keten tohumun, gün içerisinde yediğin ceviz, badem veya
haftada 2-3 gün tükettiğin balık senin için omega3 kaynağı olacaktır. Eğer
beslenmende bunları yapmakta zorlanıyorsan takviye almanda fayda var.
 DİYETİN BEYAZLARI: Günde 3-4 porsiyon süt, yoğurt, ayran veya
kefir tüketerek hem kilo yönetimine yardımcı olacak hem de kan şekerini
kontrol altına alarak insülin direnciyle savaşacaksın.
 TATLANDIRICI: En büyük düşmanın şekerin verdiği tatlılık hissini
sana zarar vermeden veren tatlandırıcıları korkmadan hayatına
sokabilirsin. ABD’de FDA’nın kullanımına izin verdiği 4 tatlandırıcı (
Sukraloz, Asesülfam-K, Aspartam, Sakarin) veya doğal tatlandırıcı olan
‘Stevia’ ile beslenmene tat katabilirsin.
 AKTİF YAŞAM: Haftada 3-4 gün yapacağın 45dakikalık egzersizler
sana sağlıklı yaşamın kapılarını aralayacak.Yapacağın egzersizlerin
öncesi ve sonrasında beslenmene dikkat etmeyi de unutma!

Yorum Yap
Name
E-mail
Yorum