Son 10 yılda hızla artan tüp mide ameliyatları peşinde artan revizyonel cerrahiyi getirmiştir.
Bugün günümüzde obezite ameliyatlarının yaklaşık %80’ ini oluşturan tüp mide ameliyatı
obezite için bir çözüm yolu sunsa da sihirli bir değnek değildir. Yani ameliyattan sonra
hedeflediğiniz kilo kaybına ulaşmak için bir süre, bu geçen sürede yaşam tarzı değişikliği ve
sonrasında bunun sürdürülebilmesi gerekmektedir. Sağlıklı ve kalıcı kilo kaybı sağlamak
istiyorsanız yapmanız gereken en önemli şey geçirdiğiniz ameliyata beslenmeniz ile destek
olmaktır.
Süreç istediğiniz gibi ilerlemediğinde tüp mide ameliyatları sonrasında 2.yıldan başlayarak
5.yıla kadar geri kilo alımlarının hızla arttığı kaçınılmaz bir gerçek olarak ortaya çıkmaktadır.
Peki ameliyat olduğumuz halde neden geri kilo alıyoruz? Veya başka bir soru neden
istediğimiz kiloya ulaşamıyoruz?
Bu konuya tek bir noktadan bakmak zor olacak ancak ele almamız gereken kritik bir konu
var! O da siz anne karnındayken oluşmaya başlayan doğumla birlikte şekillenmeye başlayan
ve sizi siz yapan MİKROBİYOMUNUZ!
Bugün yapılan çalışmalar bize, mikrobiyomunuz obez olduğu için mi obez oluyorsunuz, yoksa
beslenme alışkanlıklarınız ve çevresel faktörler ile değişen mikrobiyomunuz mu sizi obez
yapıyor? sorularını net olarak veriyor. İkisi soruda da aramamız gereken cevap
mikrobiyomumuzu tanımaktan geçiyor.
Mikrobiyom hafızası diye bir gerçek var ve bunu değiştirmek öncelikle onu tanımaktan
geçiyor. Bağırsaklarınızda yaşayan trilyonlarca bakteri beslenme alışkanlıklarınız ve iştah
metabolizmanız üzerinde aktif rol oynuyor. Bu bakterileri yönetmek için de beslenmenizi
onlara göre şekillendirmeniz gerekiyor. Eğer ameliyat sonrasında bu hafızayı
değiştiremiyorsanız istediğiniz kiloya ulaşmak veya verdiğiniz kiloyu korumak sizin için zor
oluyor. Çünkü içinizdeki dünya hala sizi eski alışkanlıklarınıza döndürmek için bir savaş
veriyor.
Bağırsaklarınızdaki bakterilerin ürettiği metabolitler iştah mekanizmanızı kontrol altına alıyor
ve siz bir anda kendinizi bir şeyler atıştırırken veya basit karbonhidratları tüketirken
bulabiliyorsunuz. Bu da kaçınılmaz son olan geri kilo alımlarına ve revizyonel cerrahilerin
artmasına sebep olabiliyor.
Obezite cerrahisi sonrası beslenme alışkanlıklarınızın değişmesi ve maksimum kilo kaybı ilk 3
ayda mikrobiyom çeşitliliğinizin artmasına ve bağırsaklarınızdaki disbiyozisin düzelmesine
olanak sağlıyor. Peki sonra? Değişen metabolik yolaklarınız ve fizyolojik süreciniz buna
adapte oluyor, kilo kaybınız 3 aydan sonra yavaşlayarak devam ediyor. Bu süreçte
mikrobiyomdaki çeşitliliğinizdeki artış da eskisi kadar hızlı olmuyor. Biz bu süreçte bariatrik
cerrahi sonrası genel beslenme önerilerinden sıyrılıp, mikrobiyomunuza uygun
kişiselleştirilmiş beslenme önerileri ile devam edersek kilo kaybını daha sağlıklı ve kalıcı hale
getirebiliriz diyoruz.

Bunun için öncelikle ameliyat öncesindeki mikrobiyom profilinizi görmek, oradaki hafızayı
değiştirmek için bize yol gösterici olacaktır. Ameliyat sonrası 3. ayda ve 6. ayda yapılan
mikrobiyom analizleri ile uyguladığınız kişiselleştirilmiş beslenme rehberleri ile süreci
yönetmek ise bağırsak sağlığınızı optimize ederek sağlıklı kilo kaybını destekleyecektir. Bu
süreçte mikrobiyom hafızanızı değiştirirken 12. ayda yaptığınız mikrobiyom analizi sonrasında
yönetimi elinize aldığınız mikrobiyomunuz ile verdiğiniz kilo kaybını kalıcı hale getirmek artık
eskisi gibi zor olmayacaktır.
Bugüne kadar yaptığınız diyet listelerini, genel beslenme önerilerini, sizi sıkan alışkanlıkları
bir kenara bırakmanın zamanı geldi! Çünkü artık yeni bir dönem başladı. Obezite cerrahisi
sonrası mikrobiyomunuza göre beslenerek ameliyattan beklediğiniz başarıyı elde etmek ve
sürdürmek artık hayaliniz olmaktan çıkarak sizi gerçeğe götürecek diyebiliriz.
Siz özelsiniz, ameliyatınız size özel dolayısıyla beslenmeniz de size özel olmalı! Yapılan
çalışmalar her besinin her bireyde farklı metabolik etki yarattığını gösteriyor ve sağlığınız bu
besinleri nasıl işlediğinizle ile değişiyor. Peki sizin için en doğru protein kaynağı tavuk mu,
yumurta mı, süt ürünleri mi yoksa kırmızı et mi? Obezite cerrahisi sonrası yeterli sıvı
tüketimi, yeterli protein alımı, düzenli takviye kullanımı, sedanter hayattan çıkmanın
gerekliliği bugün hepimizin bildiği gerçekler. Ancak artık daha derine inmenin zamanı geldi,
hangi takviye, hangi protein kaynağı sizin için en doğrusu olacak ve ameliyat başarınızı
artıracak buna mikrobiyomunuz karar verecek.
Sizi yönetmeye çalışan alışkanlıklarınızı mikrobiyom hafızanızı değiştirerek başlamak ve
yönetimi ele almak obezite cerrahisi sonrası genel beslenme önerilerinden uzaklaşarak size
özel beslenme önerileri ile devam etmek, bariatrik beslenmede yeni dönemin kapılarını
açarak size sağlıklı ve kalıcı kilo kaybında destek olacak!

Kaynakça
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/25964341
http://tmc.dergisi.org/pdf/pdf_TMC_564.pdf
https://www.nature.com/articles/nature06244
https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S1198743X1630386X
https://msystems.asm.org/content/3/3/e00031-18
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4438885/
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/31448542
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/27795585
https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0929664618304376
https://www.tandfonline.com/doi/abs/10.1080/17474124.2019.1543023
https://www.nature.com/articles/s41579-019-0256-8
https://www.nature.com/articles/s41575-018-0061-2
https://link.springer.com/article/10.1007/s11695-017-2595-8
https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S1550728919302643

Yorum Yap
Ad Soyad
E-posta
Yorum