Postbariatrik Deri Sarkmalarında Kollajen Takviyesi Kullanımı
Kullanılacak kollajen takviyesi nasıl seçilmelidir? Kollajenin şu ana kadar belirlenmiş 26 tipi bulunmaktadır. Bu kadar fazla çeşidi bulunmasına rağmen, kozmetik amaçlı, onarıcı kullanım için genelde fibril oluşturan kollajen tipi tercih edilmektedir. Derinin dermis tabakasında tip 1 ve tip 3 kollajen %90’a yakın yer kaplamaktadır. Dermis kollajen sentezinin restorasyonu için en önemli deri katmanıdır ve dermise ulaşmak için yüksek bioaktiviteye sahip, kısa zincirli besinsel kollajen peptitleri kullanmak faydalı olacaktır. Takviye seçilirken kollajenin elde edildiği kaynak da önem taşımaktadır. Örneğin sığır kollajen kompleksinden elde edilen kollajen peptitleriyle, insan kollajeni arasındaki yüksek benzerlik olduğundan, sığır kollajeni hidrolize edildiğinde oluşan kısa zincirli, biyoaktif kollajen peptitlerinin etkinliği yüksek olmaktadır.

Kollajen vücutta üretilebilen, hücreler arası ortamda en çok bulunan proteindir. Vücuttaki temel görevi tüm hücresel yapı çevresinde destek ağları oluşturup vücut dokularının stabilizasyonunu ve kuvvetli olmasını sağlamaktadır. Zamanla birçok nedene bağlı olarak bu ağlar zayıflamaktadır ve deride istenmeyen kırışıklıklar görülmektedir. Yaşlanmayla birlikte görülen ciddi kollajen seviyesi düşüşleri kendini yumuşak, zayıf ve yığılmış bir deriyle göstermektedir. Fakat normal geriatrik derinin bulunmadığı, başka nedenlerle bu problemlerin ortaya çıktığı kişiler de bulunmaktadır. Bariatrik cerrahi hastaları bu bağlamda en sık karşılaşılan gruptur. 

Peki bariatrik cerrahi hastalarında bu deri problemleri neden oluşur? 

Deride kolajenin ve diğer proteinlerin, yapıyı değiştirmeye yol açabilecek dinamik rolü göz önünde bulundurulduğunda, organizmadaki lokal ve sistemik koşulların değişmesi sonucunda, bariatrik cerrahi hastalarında deride klinik farklılıklar oluşmaktadır. Obezite deri yüzeyinde yüksek miktarda artışa sebep olmaktadır. Fakat kollajen konsantrasyonu aynı oranda kalmaktadır. Fazla vücut ağırlığının en az %60’ını vermiş kişilerle yapılan bir çalışmada ameliyatsız kilo veren hastalardan farklı olarak, postbariatrik hastalarda kollajenin derideki yapısal bileşiminin ve moleküler organizasyonunun bozulduğu ortaya çıkmıştır. 

Karın bölgesi obezite cerrahisinden sonra en çok büzüşen, deri problemlerinin en çok görüldüğü bölge olduğu ve vücudun kütle merkezi olduğu için, postbariatrik plastik cerrahi adaylarıyla yapılan akademik araştırmalarda, incelenen bölge olabilmektedir. Son zamanda yapılan çalışmalar, bu hastalarda üst ve alt karın bölgelerinin ikisinde de kollajenin tükendiğine dair şüpheler olduğunu belirtmektedir.

Kollajen takviyesi almak tüm bu problemleri çözer mi? 

Kollajen piyasada domuz, sığır ve marin kaynaklardan elde edilerek protein, jelatin, hidrolizat ve peptit formlarda bulunan takviyeler olarak karşımıza çıkmaktadır. Tüm bu formlarda deri bütünlüğünü iyileştirdiği ve deri yaşlanmasını düzenlediği gerekçesiyle piyasada satışa sunulan kollajen yaşlanmayı geciktirmek, kırışıklıkları azaltmak, deri hasarlarını onarmak amacıyla kullanılmaktadır.

Kollajenin denatürasyonu ve parçalanmasıyla kollajen hidrolizatları oluşmaktadır. Oral kullanıma uygun olduğundan son 10 yılda kullanımı artan bu kollajen formu, tripeptit ve dipeptit içeren biyoaktif moleküllere indirgenebilmektedir. Bu alanda kısıtlı çalışmalar olmasına rağmen, oral kollajen takviyesinin uzun ve kısa dönemde yara iyileşmesi ve yaşlanmaya dair iyileştirici vaatleri olduğu söylenebilir. Laboratuarda yapılan çalışmaların sonuçlarına göre kollajen hidrolizatları sindirildikten sonra kollajen sentezini1, antioksidatif aktiviteyi tetiklemektedir ve daha kuvvetli kollajen fibrillerinin oluşumuna yol açmaktadır. Kollajen hidrolizatlarından oluşan bazı dipeptitler ise hücre proliferasyonunu tetiklemekte ve hyaluronik asit üretimini artırmaktadır. Ek olarak deri esnekliğini, hidrasyonunu ve dermal kollajen yoğunluğunu artırdığı bilinen kollajen hidrolizatının antioksidan, antihipertansif ve yağ düşürücü etki gösterebilen bir madde olduğu da bilinmektedir.

Kullanılacak kollajen takviyesi nasıl seçilmelidir? Kollajenin şu ana kadar belirlenmiş 26 tipi bulunmaktadır. Bu kadar fazla çeşidi bulunmasına rağmen, kozmetik amaçlı, onarıcı kullanım için genelde fibril oluşturan kollajen tipi tercih edilmektedir. Derinin dermis tabakasında tip 1 ve tip 3 kollajen %90’a yakın yer kaplamaktadır. Dermis kollajen sentezinin restorasyonu için en önemli deri katmanıdır ve dermise ulaşmak için yüksek bioaktiviteye sahip, kısa zincirli besinsel kollajen peptitleri kullanmak faydalı olacaktır. Takviye seçilirken kollajenin elde edildiği kaynak da önem taşımaktadır. Örneğin sığır kollajen kompleksinden elde edilen kollajen peptitleriyle, insan kollajeni arasındaki yüksek benzerlik olduğundan, sığır kollajeni hidrolize edildiğinde oluşan kısa zincirli, biyoaktif kollajen peptitlerinin etkinliği yüksek olmaktadır.